"Sorunlar bitmez,
Çareler tükenmez"


Medyum Recep Kaplan
İnsanların en hayırlısı
İnsanlara en çok faydalı olandır.
Hadis-i Şerif
Recep Kaplan, ''Türkiye'de İlk Vergi Mükellefi'' olan Medyum'dur
Ümitsizseniz Ümit Sizsiniz

Behcet Necatigil
Bizim kudretimizin ulaştığı yerlere onların hayalleri bile ulaşamaz.
Fatih Sultan Mehmed
''İnsan Yenilince değil;Pes edince Kaybeder''
Medyum Recep Kaplan
İmkansız olan nedir bilirmisiniz?
Ben yapamam dediğiniz herşey.
Medyum Recep Kaplan

Mail Adresimiz recepkaplan@recepkaplan.net

YENİLENİYORUZ.....

Lütfen Websitemizde gördüğünüz eksiklerimizi bize bildiriniz...

Türkiye'nin En Kapsamlı Gizli İlimler Sitesi... Çok Yakında Sizlerle...

Dünyaca Ünlü Medyum Recep Kaplan Köşe Yazılarıyla Çok Yakında Sizlerle...

Türkiye'nin En Çok Ziyaret Edilen Medyum'luk Sitesi... Yeni Yüzüyle Çok Yakında Yayında...

Web sitemiz Yenileniyor... Çok Yakında Aktif Olarak Yayındayız....

Galeri Bölümümüzde Çalışmalarımız Devam Ediyor...

Rüyalar ve Rüya Tabirleri Bölümümüzde Çalışmalarımız Devam Ediyor...

İsimler Sözlüğü ve İsimname Bölümümüzde Çalışmalar Devam Ediyor...

Burçlar Bölümümüz Tamamlandı...

Gizli İlimler Bölümümüzde Çalışmalarımız Devam Ediyor.

''WEB SİTEMİZ YENİLENİYOR''

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V) Rüyaları ve Tabirleri

Peygamber Efendimizin Gördüğü Rüyalar ve Yorumları


İbn-i Abbas (ra)’tan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: Peygamberlerinrüyaları vahiydir.” İbn-i 

Abbas (ra), bu sözü Hz. Yusuf (as): “…Ben (rüyamda) on bir yıldızla, güneşi ve ayı gördüm…” ayetini 

açıklarken söylemiştir. İbn-i Ömer, Ubeyd b. Umeyr, aynı görüşleri belirtmişlerdir.
 
Hz. Aişe şöyle demiştir: “Rasulüllah’ın ilk vahiy başlangıcı uykuda saliha rüya görmekle olmuştur. 

Hiçbir rüya görmezdi ki, sabah aydınlığı gibi açıkça meydana gelmesin. Bu rivayette, Hz. 

Peygamber’in rüyaları, bir çeşit vahiy ve Kur'an vahyine hazırlık niteliğinde olduğu belirtilmektedir. Hz. 

Peygamber’in vahiy niteliğinde olan rüyaları Kur'an-ı Kerim ve hadislerde işaret edilen hadislerin 

içeriğinden anlaşılmaktadır.
 
İslam alimlerinin çoğunluğu Hz. İbrahim (as), Hz. Yusuf (as) ve Hz. Muhammed (sav)’in Kur'an-ı 

Kerim’de anlatılan rüyalarını örnek göstererek, “Peygamberlerin rüyaları, vahiydir” görüşüne 

katılmışlardır.
 
Bu rivayetlerden de anlaşıldığı üzere Hz. Peygamber’in bazırüyaları, vahiydir. Vahiy niteliğinde 

olabilecek Hz. Peygamber’inrüya ve yorumları ulaşılabildiği kadarıyla aşağıda zikredilecektir.
 
1- Rüyada Misvak İkramı
 
Abdullah b. Ömer’in rivayetine göre Rasulüllah (as), şöyle buyurdu: “Kendimi rüyamda bir misvakla 

misvaklanırken gördüm. Derken beni iki adam çekti. Biri, diğerinden daha büyüktü. Bende misvakı 

küçük olana verdim. Bana; büyüğe denildi. Ben de onu, büyüğe verdim.”
 
2- Müseyleme ve Ansi’nin Durumlarının Bildirilmesi
 
İbn-i Abbas’tan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: Yalancı Müseyleme, Hz. Peygamber 

zamanında Medine’ye geldi ve ‘Muhammed, kendisinden sonra bu işi bana bırakırsa, ona tabi 

olurum” demeye başladı. Medine’ye kendi kabilesinden birçok insan gelmişti. Hz. Peygamber, 

beraberinde Sabit b. Kays b. Şemmas olduğu halde onun yanına geldi. Hz. Peygamber (as)’in bir 

hurma dalı parçası vardı. Arkadaşlarının arasındaki Müseyleme’nin başında durarak: “Ben, şu parçayı 

istemiş olsan; onu sana vermem. Ben, Allah’ın senin hakkındaki emrine tecavüz edemem. (Bana 

itaatten) geri dönersen Allah, mutlaka seni tepeleyecektir. Öyle zannederim ki sen, rüyanda hakkında 

bilgi verilen kimsesin. İşte Sabit benim adıma sana cevap verecek.” buyurdu. Sonra Rasulüllah, 

oradan ayrıldı ve gitti.
 
İbn-i Abbas, Hz. Peygamber’in: “Öyle zannederim ki sen, rüyada bana hakkında bilgi verilen kimsesin” 

sözünü sordum. Ebü Hureyre bana, Hz. Peygamber’in şöyle buyurduğunu haber verdi: “Uyurken 

elimde iki altın bilezik gördüm. Bunların hali beni meşgul etti. Derkenrüyamda bana, onları üflemem 

vahyedildi. Ben de üfürdüm ve uçtular. Bunları, benden sonra çıkacak iki yalancı (peygamberlik 

iddiasında bulunan) kişi diye tevil ettim.” Bunlardan biri San’a’nın reisi Ansi; diğeri, Yemaame’nin reisi 

Müseyleme idi .
 
3- Kadir Gecesinin Bildirilmesi
 
Ebü Seleme’den rivayet edildiğine göre o, şöyle dedi: Ebü Said’e sordum, Rasulüllah’dan Kadir 

Gecesinin hangi gün denk geldiğini işittin mi?; o da, evet dedi. Devamında Ebü Selem dedi ki: Sonra 

Rasulüllah (as) ile birlikte Ramazan’ın onuncu günü itikafa girdik. Ramazan’ın yirminci günü sabahı 

Hz. Peygamber, bize bir hutbe irad etti ve şöyle buyurdu: “Kadir gecesi bana gösterildi. Sonra o Kadir 

gecesi bana unutturuldu.”
 
Ravi, Ebü Said’e Kadir gecesinin hangi güne (geceye) denk geldiğini bilip bilmediğini sormuş, Ebü 

Said de Rasulüllah’tan bunu duyduğunu söylemiş; daha sonra Ebü Said’e bunu soran ravi; yani Ebü 

Seleme Peygamber ile birlikte itikafa girdiğinde bunu Peygamberden bizzat duyduğunu nakletmiştir. 

Peygamber (as), kadir gecesinin unutturulması, Müslümanların her geceyi Kadir gecesi gibi bilip ona 

göre ibadet yapmaları açısından bizler için bir rahmettir.? 
Hz. Peygamber’in Geleceğe Dair Rüyaları ve Bunları Yorumlaması
Hz. Allah (cc)’ın geleceğe dair bir takım olayları Sevgili Habibinerüyalar yoluyla bildirdiği bir takım 

rivayetlerde anlatılmaktadır. Peygamber (as), bir takım olayların sonucunu rüyalar vasıtasıyla 

öğrenmiştir.
 
1- Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer İle İlgili Rüyası ve Yorumu
 
İbn-i Ömer, Peygamber (as)’in şöyle buyurduğunu anlattı: “Ben (rüyamda) iken insanları bir kuyunun 

etrafından toplanmış vaziyette iken gördüm. Ebubekir kovayı aldı bir ya da iki kova su çekti. Fakat 

O’nun su çekişinde bir zaaf ve güçlük vardı. “Allah Ebubekir’e mağfiret etsin.” Sonra kovayı 

Ebubekir’in elinden Ömer b. Hattab aldı. Ömer, bu kovayı alınca elinde büyük bir kovaya dönüştü. 

Ben, insanların içinde Ömer gibi işini tam ve sağlam yapan görmedim.”
 
Ebubekir’in bir ya da iki kova su çekmesine karşılık Ömer’in koca bir kova ile su çekmesinde 

Ebubekir’in devlet başkanlığı zamanında mürted isyanlarıyla uğraşması ve başkanlığının az bir süre 

devam etmesi sebebiyle İslam fetihlerinin azlığına; Ömer zamanında hiçbir engelle karşılaşılmayarak 

uzun zaman fetihlerin devam etmesine işaret vardır denilmektedir .
 
2- İslam Ordularının Yapacağı Seferleri Rüyasında Görmesi ve Yorumlaması
 
Enes b. Malik (ra) şöyle dedi ki: Rasulüllah, Mihan kızı Ümmü Haram’ın yanına gidip ziyaret ederdi. 

Ümmü Haram, Ubade b. Sabit’in nikahı altında idi. Birgün Rasulüllah, yine ziyaretine geldi. O da 

Rasulüllah’a yemek getirdi ve başını taradı. Sonra Rasulüllah, bir müddet uyudu. Sonra 

gülümseyerek uyandı.
 
Ümmü Haram dedi ki: Ya Rasulallah! Seni güldüren nedir? diye sordum. “Rüyamda bana 

ümmetimden bir kısım mücahitlerin şu deniz ortasındaki tahtlar üzerindeki hükümdarlar halinde; 

yahut tahtlar üzerine kurulmuş hükümdarlar misali, gemilere binerek Allah yolunda deniz harbine 

gittikleri gösterildi de ona gülüyorum” buyurdu.
 
Ümmü Haram dedi ki: Ya Rasulallah! Beni de o deniz gazilerinden kılması için dua ediver diye rica 

ettim. Rasulüllah, bana dua buyurdu. Sonra Rasulüllah, başını yatağa koydu (bir müddet daha 

uyudu). Sonra gülümseyerek uyandı. Bunun üzerine yine ben, Ya Rasulallah! Seni güldüren nedir? 

diye sordum.
 
Rasulülah, bu defa da önce dediği gibi: “Bana yine ümmetimden bir kısım mücahitlerin 

hükümdarların tahtlarına kuruldukları gibi Allah yolunda gazaya gittikleri gösterildi.” buyurdu.
 
Ümmü Haram dedi ki: Ya Rasulallah! Beni de onlardan kılması için dua ediver, dedim.
 
Rasulüllah: “(Hayır) sen, önceki (deniz) gazilerindensin.” buyurdu.
 
(Enes b. Malik dedi ki) Ümmü Haram, Muaviye’nin Şam valiliği zamanında, deniz gazasında gemiye 

binmiş Fakat denizden karaya çıktıkları zaman Ümmü Haram bindirildiği katırdan düşerek öldü ve 

Allah yolunda şehit olmuştur .
 
3- Hz. Aişe İle Evleneceğinin Rüyada Bildirilmesi
 
Hz. Aişe (r. anha) Rasulüllah (as)’ın şöyle buyurduğunu anlattı: “(Ey Aişe) Seni iki defa rüyamda 

gördüm. Bir adam, ipekten bir parça üzerinde senin suretini taşıyordu. O adam: Bu (suretin sahibi) 

senin müstakbel zevcendir, diyordu. Şimdi ben, o sureti açıyorum ki (ani yüzünden anlıyorum ki) o 

suret, sendin. Cibril’in o sözü üzerin ben, “Eğer şu rüyam Allah tarafından gösterilmiş ise Allah bunu 

gerçekleştirecektir” dedim.”
 
Bu rivayetten anlaşıldığına göre Peygamber (as), aynı rüyayı iki defa görmüştür. Hz. Peygamber, 

müstakbel eşinin kim olduğunu Hz. Aişe ile evlendikten sonra bilmektedir. O halde Peygamber (as) 

burüyayı, rüyayı gördükten çok sonra yorumlamaktadır.
 
4- Hz. Peygamber’in Rüyasında Hicret Edeceği Yeri Görmesi
 
Ebü Musa’dan rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber (as), şöyle buyurmuştur: “Ben, kendimi 

rüyamda Mekke’den hurmalıkları bulunan bir yere muhacir olarak gidiyor gördüm. Zihnime o 

gidecek olduğum yerin Yemame ya da Hacer (Bahreyn ya da Yemame’de bir şehir) olduğu fikri 

düştü. Bir de gördüm ki o yer, Yesrib denilen Medine imiş. Ben, yine bu rüyamda kendimi gördüm ki; 

bir kılıç hareket ettirdim de bu kılıç, orta yerinden kırıldı. Bunu Uhud harbinde isabet alan müminler 

şeklinde yorumladım. Sonra o kılıcı diğer bir sefer daha hareket ettirdim. Bu sefer kılıç, olduğundan 

daha güzel bir hale döndü. Bunu da fetihler ve mümin toplanması şeklinde Allah’ın getirdiği 

neticelere yordum. Ben, yine o rüyada bir sığır (ın boğazlandığını) görmüştüm. Allah en hayırlısıdır 

(Allah’ın sevabı, Allah için ölenlere daha hayırlıdır). Bunu da Uhud günü şehid olan mümin neferlere 

yordum. Bir de gördüm ki; asıl hayır, Uhud günü musibete uğramalarının ardından Allah’ın onlara 

hayır nevinden getirdiği şeyler ve Bedir gününden sonra Allah’ın bizlere verdiği doğruluk ve sebat, 

mükafatıdır.”
 
5- Medine Vebasının Mahyea Taşınması
 
Abdullah b. Ömer (ra) dedi ki Hz. Peygamber (as), şöyle buyurmuştur: “Ben rüyamda şöyle gördüm: 

Sanki (Sudanlı) siyah, saçı başı dağınık bir kadın Medine’den çıktı da Mahye’ya –ki arası Cuhfe’dir- 

varıp orada durdu. Ben, bu rüyamı Medine vebasının Mahye’aya taşınacağına yordum.” 
 
Medine, ilk zamanlar hastalıklı ve Bathan deresinden çıkan pis sular sebebiyle havası bozuk bir yerdi. 

Rasulüllah’ın bu rüyasından ve alınan tedbirden sonra Medine’nin havası düzelmiştir. Rasulüllah’ın 

bu rüyası, tabiriyle tebliğ buyurduğu rüyalardan olup tabirde bir mesel olmuştur. 
Ahiretle İlgili Rüyaları ve Yorumları
1- Cennet’te Hz. Ömer’e Ait Bir Köşk Olması İle İlgili Gördüğü Rüya
 
Ebü Hureyre (ra) şöyle demiştir: Rasulüllah’ın huzurunda bulunduğumuz sırada O, şöyle buyurdu: 

“Ben, uyuduğum sırada kendimi cennette gördüm. O sırada bir kadınla karşılaştım ki; o kadın, bir 

köşkün kenarında abdest almakta idi.”
 
Ben, bu köşk kimindir? diye sordum.
 
Oradakiler, Ömer’e attir dediler. Ömer’in kıskançlığını hatırladım da hemen yüzümü arkaya çevirdim. 

Ömer ağladı ve, Ya Rasulallah! Anam babam feda olsun! Sana karşı mı kıskanacağım? dedi .
 
Buhari, bu rivayeti Said b. Müseyyeb, Cabir b. Abdillah ve Ebü Hureyre’den ayrı ayrı senetlerle 

nakletmiştir.
 
2- Varaka b. Nevfel’in Ahiretteki Durumunun Gösterilmesi
 
Hz. Aişe’den rivayet edilmiştir: Rasulüllah (as)’a Varaka hakkında soru soruldu. Hz. Hatice (r. anha), 

Rasulüllah’a şöyle dedi: O, seni tasdik etti ve sen Peygamberliğini ilan etmeden önce vefat etti. 

Rasulüllah, buyurdu ki: “Rüyada bana gösterildi ki; O’nun üzerinde beyaz bir elbise vardı. Cehennem 

ehlinden olmuş olsaydı; üzerinde başka bir renk elbise olurdu.”
 
Bu hadisi yorumlayan rüya tabircileri, ölmüş kimsenin beyaz elbiseler içinde görülmesi, cennetlik 

olduğuna işaret etmişlerdir. 
Çeşitli Konularla İlgili Peygamberimizin Gördüğü Rüyalar
1- Rüya’da Hz. İsa ve Deccal’in Gösterilmesi
 
Abdullah b. Ömer’den gelen bir rivayette. Rasulüllah, şöyle buyurmuştur: “Ben, bu gece rüyamda 

kendimi Kabe’nin yanında buldum ve ben orada esmer bir adam gördüm ki; o görmekte olduğum 

esmer, erkeklerin en güzeli idi. Onun kulak memelerne geçmiş bir saçı vardı ki; o da görmekte 

olduğum saçların en güzelinden olup, bunları taramış idi ve bu saçlar, su damlatıyordu. Bu zat, iki 

adamın omuzları üzerine dayanıp Kabe’yi tavaf ediyordu. Ben, Bu kimdir? diye sordum.
 
“Bu, Meryem oğlu Mesihtir” denildi.
 
Bu sırada ben, düz değil; çok kıvırcık saçlı, sağ gözü sakat ve sanki salkımından dışarı çıkmış iri bir 

üzüm tanesi gibi olan bir adamla karşılaştım. Ben ,O kimdir? diye sordum. “Deccal mesihtir” denildi.”
 
Rüyada Kabe’yi tavaf etmek; Hacca gitmek, evlenmek, devlet işinin görülmesi, ana-babaya iyilik, bir 

alime hizmet etmek ve günahlardan temizlenmek şeklinde yorumlanmıştır .
 
2- Rüyada Yerin Hazinelerinin Verildiğinin Görülmesi
 
Ebü Hureyre’den gelen bir rivayette Hz. Peygamber, şöyle buyurmuştur: “Bana güzel konuşmanın 

anahtarları verildi. Ben, korku salmak suretiyle yardım olundum. Bir da ben, dün gece uyuduğum 

sırada, bana arzdaki hazinelerin anahtarları getirildi ve benim avucumun içine konuldu.” bulurdu. 

(Sonra) Ebü Hureyre, Rasulüllah (as) (Bu hazinelerin hiçbirine nail olmadan gitti.) Şimdi bu hazineleri 

yerlerinden sizler çıkarırsınız, demiştir .
 
Yeryüzü hazinelerinin verilmesi, Hz. Peygamber (as)’den sonra, Allah’ın Muhammed ümmetine 

birçok müyesser kılması, Kisraların ve Kayzerlerin hazinelerinin ganimet olarak alınması şeklinde 

tefsir edilmiştir .
 
3- Hz. Ömer’in Faziletinin Rüyada Gösterilmesi
 
İbn-i Ömer şöyle demiştir: Ben, Rasulüllah (as)’ı şöyle derken işittim: “Uykuda iken bana bir kadeh süt 

getirildi. Ondan kana kana içtim ve etkisini ta tırnaklarımın ucunda hissettim. İçtikten sonra artanı 

Ömer’e verdim.” buyurdu.
 
Sahabiler, Ya Rasulallah! Bunu, ne ile te’vil ettin? diye sordular. Rasulüllah (as): “İlim ile” cevabını 

verdi .
 
Hz. Ömer’in faziletiyle ilgili Peygamber (as)’in gördüğü başka birrüya da şöyledir: Rasulüllah (as): 

“Ben uyuduğum esnada insanlar bana arz olunuyordu. Üstlerinde gömlekler vardı. Bu gömlekler, 

kiminin göğsüne kadar ulaşıyordu, kimi daha kısaydı. Bu sırada Ömer b. Hattab, benim yanıma 

uğradı. Onun gömleğinin ucu, arkasından sarkmış, yerlere sürünüyodu.” buyurdu.
 
Sahabiler, Ya Rasulallah! Bunu ne ile te’vil ettin? diye sordular. Rasulüllah (as): “Din ile” cevabını 

verdi .
 
Rasulüllah’a soru soranın Ebübekir es-Sıddik olduğu ve gömleğin din ile tabir edileceği; gömlek 

uzunluğunun, sahibinin ardından eserlerinin bekasına delalet ettiği üzerinde ittifak etmişlerdir. Bir de 

gömlek uzunluğu, rüyalarda övülen meselelerdendir. Uyanıkken gömlek yere sürüklendiğinde ise, 

yerilir .
 
4- Ukbe b. Rafi’in Evinde İbnu’t-Tab Hurması İkram Edilmesi
 
Enes b. Malik’ten gelen bir rivayette Rasulüllah (as), şöyle buyurdu: “Ben, bir gece uyuyan kişinin 

rüyasında göreceği rüyasında gördüm ki; biz, Ukbe b. Rafi’in evinde bulunuyoruz. Derken bize İbn-i 

Tab hurması nevinden yaş hurmalar getirildi. Ben, bu rüyayı dünyada bizim için bir rif’at ve yükseklik, 

ahirette afiyet, dinimiz en güzele ulaşacak (kökleşecek) diye tabir ettim.”
 
Rasulüllah (as), rüyasında kendini Ukbe b. Rafi’in evinde görmüş. “Ukbe”yi, aynı kökten gelen “Ukba, 

akibet” kelimeleri ile te’vil etmiştir. “Raf’i”, yüksek ve yükselen gibi manalar ifade eder. Rasulüllah 

(as)). “Dünyada yükseklik bize, ahirette hayırlı akibet bize.” şeklinde te’vil etmiştir.
 
5- Rüyada Boyuna Takılan İp (Sicim) ve Ayağa Vurulan Pranga Görülmesi
 
Ebü Hureyre (ra)’den rivayet edildiğine göre Rasulüllah (as), şöyle buyurmuştur: “Ben (rüyada), 

(boyuna takılan ip)den hoşlanmam ve (ayağa takılan pranga görmeyi) severim. Rüyada  (pranga) 

görmek, dinde sebat etmektir.”
 
Boyuna takılan ip (bukağı), lala manasına geldiği gibi; ele vurulan kelepçe manasına da gelir. Buhari 

bunu, lala manasında almıştır.Rüyada lala denilen boyun halkasının görülmesinin hoş 

karşılanmamasına gelince ayette geçen “şüphesiz biz boyunlarına çenelerine kadar lalalar 

(bukağılar) geçirdik. Bundan dolayı başları yukarı doğru kalkıktır.” ; bu açıklama cehennemliklere ait 

bir özellik olduğu için, rüyada lala (bukağı) görmek, hoş karşılanmamış; cehennemde ceza görmeye 

yorumlanmıştır.
 
Ayağa takılan pranga (zincir)dir. Rüyada pranga görmek, din dairesinin dışına çıkmamak ve dinde 

sebat etmek olarak yorumlanmıştır .
 
6- Rüyada Süt, Gemi, Deve ve Yeşillik Görülmesi
 
Rasulüllah (as), şöyle buyurdu: “Rüyada süt görmek, fıtrata; gemi, kurtuluşa; deve, üzüntüye; yeşillik, 

cennete işaret eder.”
 
Hz. Peygamber, burada rüyada görülen nesnelerin hangi anlamlara geldiğini anlatmaktadır. Başka 

rivayetlerle karşılaştırıldığında bu yorum, kesinlik ifade etmez. Çünkü Peygamber, rüyada süt görmeyi 

ilim ve din ile yorumlamaktadır.
 
7- Uhud Savaşı İle İlgili Gördüğü Rüya
 
Hz. Peygamber (as), şöyle buyurdu: “Rüyamda gördüm ki; sanki ben, çok sağlam bir zırhın içindeyim. 

Bir de boğazlanan sığır gördüm. Ben, şöyle yorumladım. Bu zırh, Medinedir. Sığır ise, bir topluluktur. 

Vallah bu (onlar için) daha hayırlıdır. Şayet biz, Medine’de kalırsak, onlar üzerimize geldiklerinde, 

onlarla savaşırız.” Bunun üzerine (oradakiler); Vallahi! Onlar üzerimize cahiliye döneminde bile 

gelememişlerdi. Müslüman olduktan sonra mı gelecekler? dediler. (Bunun üzerine Hz. Peygamber): 

“O halde istediğiniz gibi yapın” buyurdu. (Sonra) Ensar’ın bazısı bazısına, Hz. Peygamber’in görüşünü 

geri çevirdik deyip geldiler ve Ya Rasulallah! Senin istediğin gibi olsun, dediler. Bu kez Hz. 

Peygamber, şöyle buyurdu: “Şimdi durum şu ki; hiçbir Peygamber’e zırhını giyince savaşmadıkça onu 

çıkarmak (yakışmaz)”
 
Hz. Peygamber, Uhud Savaşı öncesi gördüğü rüyayı ve burüyadan çıkardığı yorumu, Medinelilere 

anlattı. Ancak tecrübesiz ve bilgisiz gençler, bu öneriyi kabul etmezler. Rüyanın yorumuna göre, 

Medine’de savunma savaşı yapılacaktı. Ancak onlar, yüz yüze savaşmak istiyorlardı. Bedir Savaşı’nın 

kazanılmasının da onlara vermiş olduğu heyecanla bu görüşü savundular. Dışarıda savaşma fikri ağır 

basınca Hz. Peygamber, bu görüşe uydu. Aynı zamanda önemli kararlar alınacağında şüraya 

başvurmak (meşveret) fikri de bu hadisten anlaşılmaktadır.


Seçme Hadisler ve Sözler
Güzel niyet, sahibini cennete sokar.”
Allah yanında insanın niyeti çok önemlidir. İnsanın amel ve eylem alanı çok sınırlı ve engellerle çevrili olabilir. Ama kalbindeki ve zihnindeki niyete, hedef ve ideale kayıt koymak, sınır çizmek mümkün değildir. İnsan, yapamasa bile iyi ve güzel niyetli olmalı, yüksek hedefleri bulunmalıdır. Nitekim mü’mine ebedi cenneti kazandıran da, bu güzel niyetler, ulvi hedefler, yüksek ideallerdir.(Deylemi)
Her An'ımız Bir Dua
''Allah'ım! Bu günde müstehap (sünnet) amellerden nasibimi çoğalt; (dünya ve ahirette) sorumlu olduğum şeyleri hazırlayarak bana lütuf ve bağışta bulun; bu günde vesileler arasında sana olan veslilemi yakınlaştır bana; ey ısrarla (yalvaranların) ısrarı kendisini (başkalarıyla ilgilenmekten) alıkoymayan (Rabb'im)!''
Recep Kaplan İletişim
Ofis Adresi:
Uğur Mumcu Caddesi No: 77/10
G.O.P / Çankaya / Ankara / Türkiye
0 312 447 45 45 (pbx)